Sıcak Kalpler

Sıcak KalplerIssac Marion’un aynı ismi taşıyan Sıcak Kalpler romanı herkesi etkisi altında bırakmıştı. Alacakaranlık Efsanesi ile yeniden alevlenen insan ile insan olmayanlar arasındaki aşk hikayeleri raflarda sık sık yerlerini alıyordu fakat herkes vampirler üzerine odaklanırken Isaac Marion çok farklı ve çok yaratıcı bir hikaye yaratmıştı. İnsan ile zombinin aşkı.

Fakat bu aşkı işlerken de çok farklı bir yöne doğru gidiyor. Zombi kıza aşık oluyor ve kalbi yavaş yavaş yeniden atmaya başlıyor. Bir anlamda aşk ölüyü canlandırıyor ve zombi git gide tekrardan insan olmaya başlıyor. Tabi bu diğer zombileri de etkiliyor ve bir anlamda zombiliğe bir şifa bulunmuş oluyor.

Kitabı beyazperdeye Jonathan Levine aktardı. Onu son olarak 50 50 filmi ile izlemiştim. O filmde de komedi ile dramı mükemmel birleştirmiş, hem gülerken hem de ağlatmayı başarmıştı. Sıcak Kalpler filminde de güldürüyor fakat ağlatma kısmına bu kez yer vermemiş.

Filmde zombi karakterini X-Men ve Dev Avcısı Jack filmlerinden tanıdığımız Nicholas Hoult canlandırıyor. Diğer tarafta ise Teresa Palmer var fakat onun Kristen Stewart’a olan benzerliği gerçekten şaşırtıcı. Sanki saçını sarıya boyatmış ve filmde yer almış gibi.

Filmde zombimiz kızın sevgilisini yerken kızı görüyor ve ilk görüşte ona aşık oluyor. Diğer zombilerden onu korumak için de yaşadığı yere götürüyor. Birlikte vakit geçirdikçe daha da insan olmaya başlayan zombimiz sonunda kıza sevgilisini yediğini söylüyor ve bunun üzerine kız onu bırakıp evine dönüyor. Git gide insan olmaya başladığını gören ve dahası çevresindekilerin de aynı şekilde değişime uğradığını gören Zombi R bunu kıza göstermek için onun peşinden gidiyor. Peşinde zombiliğin son aşaması olan kemikler vardır ve diğer tarafta onu zombileri öldürmeye adamış bir ordu vardır.

Sıcak Kalpler gerçekten güzel bir film. En azından filmin hikayesi çok güzel. Film belki biraz basit kalabilir fakat filmi izlemeseniz de kitap alıp okumanızı tavsiye ederim.

Henüz bir yorum yazılmamış!

Yorum Yaz