Wonder Woman

Nolan’ın klasik haline gelen Batman üçlemesinden sonra gözler tamamen Batman v Superman Adaletin Şafağı filmine çevrilmiş. Hiç kimse yeni Batman’den fazla umutlu değildi. Yeni Superman de pek etkileyici bir giriş yapamamıştı. Beklentiler pek yanılmadı ve Batman ile Superman’in mücadelesi umduğunu pek bulamadı. Fakat bu kötü filmden bir yıldız doğdu. Wonder Woman adeta gösteriyi çalmış ve tüm dikkatleri üzerine çekmişti. Yapımcılar da çok gecikmeden hemen bir Wonder Woman filmi ortaya çıkardılar.

Kadın süper kahramanlar genelde pek ilgi görmez ama Wonder Woman çok beğenilmişti. Bunun üzerine bir kadın yönetmen ile Wonder Woman solo film olarak çekildi ve büyük de beğeni topladı. Sadece Batman v Superman’i geride bırakmadı. En büyük rakipleri Marvel’in de önüne geçmeyi başardılar. Bu açıdan bile Wonder Woman birçok alanda bir ilki oluşturuyor.

Tabi filmde dikkat çeken en büyük unsur Marvel’in çok kullandığı ve başarıyı yakalamasını sağlayan süper kahramanlara espri yeteneği eklenmesi. Wonder Woman’da da bunu çokça görüyoruz ve filmi de başarılı yapan bu aslında. Gal Gadot’un da fizik olarak karaktere mükemmel oturmasının da etkisi büyük. Bu sadece güzel kadın fiziği açısından değil. Aksiyon sahnelerinde performansı sırıtmıyor.

Film senaryo olarak aslında Batman v Superman’in benzeri. Abartılı çok fazla sahne var. Savaş alanındaki kurşunlardan kurtulma sahnesi fazla abartılı. Yine kasaba baskınında Wonder Woman tamamen gerçek bir kişilikten çıkıp işi gösteriye dönüştürüyor. Dahası kavga sahnelerinde Gal Gadot’un vücuduna odaklanılması da ayrı bir iticilik katıyor.

Tüm bunlara rağmen kadın bir süper kahraman olması, kadın bir yönetmenin başta olması gibi ekstra duygusal etkiler ile hak ettiği başarıyı kazandı. Dahası seri haline geleceği açıklandı ve ikinci filmin vizyon tarihi de belirlendi. Ortada daha konu yok ama Wonder Woman yeni Demir Adam olma yolunda ilerliyor.

Karayip Korsanları Salazar’ın İntikamı

Filmin yapımcılarından birinin söylentisine göre Salazar’ın İntikamı filmi yeni bir Karayip Korsanları üçlemesinin ilk filmiymiş ve bu üçleme ile de seri sona erecekmiş. Fakat filmin yarattığı hayal kırıklığı nedeni ile bu proje beklemeye alınmış.

Bu söylenti ne kadar doğru bilemiyorum ama açıkçası serinin bitmesini istemeyen biriyim. Karayip Korsanları gibi fantastik filmler sinemada pek yer almıyor ve dahası Johnny Depp’in canlandırdığı karakter her şekilde kendini izletmeyi başarıyor. O yüzden yapımcıların fikir değiştirip seriye devam etmelerini umuyorum.

Filme gelince ise eleştirileri anlamak mümkün. Filmler biraz kendini tekrar eder gibi görünüyor ama filmin sonu oldukça umut vericiydi. Uçan Hollandalının kaptanının geri dönüşü hikayeyi oldukça iyi bir noktaya götürebilir. Dahası Turner çiftinin de geri dönmüş olması mükemmel bir başlangıç olabilir.

Filmdeki Salazar oldukça başarılı bir kötü adam. Filmi oldukça başarılı bir şekilde taşıyor. Barbaso’nın hikayesini ise oldukça karıştırmışlar. Nereden nereye gelindi sorusunu sorduruyor. Hikayeyi daha ilginç hale getireceğiz diye böyle bir Barbaso hikayesi türetmeleri pek oturmamış.

Tem 15, 2017 | Fantastik

Recep İvedik 5

Recep İvedik filmlerini sevmeyenlerdenim ve zoraki olduğum için izliyorum sadece. Zaten seri son zamanlarda büyük tartışmalara neden oluyor. Bunlardan bir tanesi çok sevdiğim Mazhar Alanson’dan geldi. Recep İvedik’in bu kadar fazla izlenmesinin nedeni esprilerin herkesin anlayacağı kadar basit olması. Yani kafa yormaya gerek yok ve bu yüzden de izleyen herkes gülüyor. Cem Yılmaz filmleri artık o şekilde değil. Bunu bir kez GORA’da yaptı ve zaten en sevilen filmi o. Artık daha ince ve zekice espriler yapıyor ve dolayısı ile insanlar anlamakta zorlanıyor.

Fakat içimi acıtan bir makaledeki soruydu. Biz ne zaman İnek Şaban’dan Recep İvedik’e geçtik diye sormuş. Gerçekten acı bir gerçek. İnek Şaban bizden biriydi ve herkes severdi. Recep İvedik ise bizden biri değil ve herkes nefret ediyor. Gerçek hayatta kimse yanında bir Recep İvedik istemiyor ama izlemeye bayılıyoruz. Zaten taklitçi bir milletiz. Recep İvedik’in hareketlerini de taklit eden insanlar türedi artık. Fakat önemli olan gülmek ve biz gülerken sanat adına hiçbir katkısı olmayan birinin zengin olup paraları çatır çatır yemesi.

Aynı mantık Acun’da da yok mu? Hiç tanımadığımız kişiler kazansın diye bir televizyon kurmacasını izlerken, Acun kazandığı paralar ile Amerika’da yemiyor mu? Sahi kaç sevgilisi, kaç çocuğu var, gerçekten bilen var mı?

Her neyse. Recep İvedik 5 filmi de çok sıradan ve basit bir film. Recep İvedik 4 filmi biraz sıkıntı yaratmıştı. Şahan’da akıllılık etmiş, milli duyguları baya iyi gömmüş filme. Bu da iyi gişe getirdi. Bol bol yesin artık da kimseler çıkıp da kimse de çıkıp bir gerzeğin kadın sporcuları bu kadar ezmesine laf etmedi. Milli bayrağı sallamak hoşta Türklükte kızları böyle ezmek var mı?

Haz 11, 2017 | Komedi
Kelimeler: ,

Bu Dünyanın Dışında

Sinema dünyasında artık fantastik bilim kurgu filmleri denilince akla hemen uzay filmleri geliyor. Uzay alanında yapılan gelişmeler ile doğru orantılı olarak Hollywood da uzay filmlerine ağırlık vermeye başladı. Uzay denilince şimdilik akla gelen ilk şey de Mars tabi ki. İnsanoğlunun Mars’a gitme ihtimali üzerine birçok film yapılıyor ama Bu Dünya Dışında filmi işe ters açıdan yaklaşmış. Herkes Marsa gitmenin zorluklarından bahsederken film Marslı birinin dünyaya gelme zorluğuna değinmiş.

Filmde Marsa insan gönderme projesi gerçek oluyor ve bir grup astronot yola koyuluyor. Fakat bunlardan bir tanesinin hamile olduğu anlaşılıyor ve mecbur olarak marsta doğum yapmak zorunda kalıyor. Fakat yer çekimi farkı nedeni ile kadın doğum sırasında ölüyor ve bebek tüm dünyadan gizleniyor. Zaman ileri sarılıyor ve çocuk büyümüş olarak karşımıza çıkıyor. Onu dünyaya getirme fikri ortaya çıkıyor ve çocuk dünyaya ilk kez geliyor. Dünyadaki hayata alışmaya çalışırken bir Marslının dünyada yaşamasının tehlikesi ile de yüzleşmek zorunda kalıyor. Yer çekimi marstakine göre daha fazla olduğu için kalbi zorlanmaya başlıyor ve hayatta kalması için dünyadan gitmesi gerekiyor. Tabi bunun içinde ilk kez tattığı aşkı geride bırakması gerekiyor.

Bu Dünyanın Dışında filmi fikir olarak oldukça güzel. Aşk ile de birleştirerek güzel bir hikayeye imza atılmış ve yine de senaryo zayıf kalmış. Özellikle dünyaya ilk kez gelen birinin her şeyi çok kolay yapması biraz inandırıcılığı bozuyor. Yine de mutlaka izlenmesi gereken bir film diyebilirim.

May 20, 2017 | Bilim Kurgu, Romantik
Kelimeler:

Kong: Kafatası Adası

Hollywood daha King Kong hikayesini ne kadar çekmeye devam edecek çok merak ediyorum. Klasik hikayeye farklı canavarlar katarak değiştirmeye çalıştılar. Kong Kafatası Adası filminde ise konuyu tamamen değiştirmişler.

Açıkçası uzun zamandır bu kadar tutarsız bir görsek efekt filmi izlememiştim. Kong’un boyutunu bir türlü tutturamamışlar. Bir sahnede tepelerden bile büyük, dev gibi. Bir tanesinde daha ufak kalıyor. Keşke bu konuda bir uzman ile çalışsalarmış. Kong’un yanında bulunduğu nesnelere göre boyutunu da tutarlı yapabilirlerdi.

Filmin konusunu neden değiştirmişler anlamıyorum. Dahası neden böyle boş bir konu koymuşlar onu anlamıyorum. Adaya Kong’u bulmaya gidiyorlar ve onu öldürmeye çalışıyorlar. Fakat daha sonra Kong’un aslında koruyucu olduğunu öğreniyorlar ve film bitiyor. Yani önceki filmlerde olan duygusallık ve konu zenginliği bu filmde yok. Sadece savaş delisi bir adam ile Kong’un hikayesi var ve süs olarak da farklı canavarları eklemişler.

Filmde Tom Hiddleston kahraman bir savaşçıyı canlandırıyor ama film boyunca yaptığı tek bir aksiyon sahnesi yok. Ne diye o şekilde koymuşlar anlamıyorum. Diğer taraftan silahların öldüremediği canavara kılıç ile saldıran ve yaralayan biri var.

Bir örümcek sahnesi var inanılmaz. Ağaçlara göre baktığınızda örümcek Kong kadar büyük görünüyor. Çünkü sahnede ağaçların boyutunu adamlara göre çıkartabiliyorsunuz ve örümcek ağaçların neredeyse iki katı. Kong ile adamın karşı karşıya geldiği sahnede Kong ağaçlara göre biraz daha büyük kalıyor. Buna baktığınızda örümcek Kong kadar olması gerekiyor.

Yani filmde o kadar fazla tutarsızlık var ki izlerken bu kadar da saçmalanmaz diye düşünüyorsunuz.

Nis 9, 2017 | Aksiyon, Fantastik, Macera
Kelimeler:

Uzay Yolcuları

Son zamanlarda uzay filmleri oldukça moda ve sürekli uzayda seyahati anlatan filmleri görüyoruz. Uzay Yolcuları da bu filmlerden bir tanesi ve başrollerinde Jenifer Lawrence ve Chris Pratt gibi son zamanların gözde iki oyuncusu yer alıyor. Michael Sheen de robot olarak filmde yer alıyor. Diğer büyük yıldız Laurence Fishburne ise filmde kısa bir şekilde görünüyor.

Filmde uzak bir yıldız sistemine seyahat eden yolcuların hikayesi anlatılıyor. Büyük bir meteor ile çarpışma olunca kalkanlarda bir zarar oluyor ve bunun üzerine yolculardan bir tanesi erkenden uyanıyor. Normalde 100-1500 yıl sonra uyanması gerekirken kaza sonrası erken uyanan bir tek o var. Önce buna çözüm üretmeye çalışıyor ama beceremiyor. Neredeyse bir yıl geçiyor ve yalnızlığa daha fazla dayanamayıp intihara kalkışıyor. Ama tam bu sırada uyuyan yolculardan birini görüyor ve aşık oluyor. Şimdi çok zor bir karar vermesi gerekiyor. Yolcuyu uyandırırsa yalnızlıktan kurtulacak ama bir anlamda aşık olduğu kadını ölüme terk etmiş olacak. Bunun üzerine kadını uyandırıyor ve bunu kaza gibi gösteriyor. Aralarındaki arkadaşlık zamanla ilerliyor ve aşık oluyorlar. Fakat kadın gerçeği öğreniyor ve adam ile konuşmayı bırakıyor.

Bu sırada gemide oluşan hasar da git gide daha kötüye gidiyor ve bunun üzerine yetkililerden bir tanesi uyanıyor. Fakat hasta olduğu için fazla yaşamıyor. Bunun üzerine ikili adamın yetkilerini kullanarak gemiyi düzeltmeye çalışıyor.

Filmin konusu genel olarak böyle. Konu güzel ama bazı yerleri çok tutarsız. Birincisi robot neden emirlere uymayıp kadına gerçeği söylüyor. Öyle olunca robot ile ilgili bir şey olacak sanıyorsunuz ama olmuyor. İkincisi yetkili neden uyanıyor. Gemi yok olma noktasında uyanması saçma. Dahası hasta uyanması ve ölmesi daha saçma. Son olarak normal bir adamın bir anda uzay gemisi mühendisi olması daha da saçma. Filmin sonundakinden hiç bahsetmeyeceğim.

Sefiller

Normalde sanatsal filmleri pek sevmem. Üzerine bir de müzikal olursa mümkün olduğu kadar uzak durmaya çalışırım. Fakat izleyecek film bulamayınca ve arkadaşın da ısrarlı tavsiyesi üzerine geç de olsa Sefiller filmini izledim.

Bilindiği gibi Sefiller aslında Victor Hugo’nun dünyaca ünlü romanı. Tam bir klasik ve onu okumayanı okur saymıyorlar zaten. Sefiller filmi de bu romandan esinlenerek uyarlanmış müzikal bir film. Fakat bu kez oldukça iddialı bir uyarlama yapmışlar ve oyuncu kadrosu konusunda da pek alttan almamışlar. Filmin oyuncu kadrosunda Hugh Jackman, Russell Crowe, Anne Hathaway, Amanda Seyfried, Sacha Baron Cohen ve Helena Bonham Carter gibi birbirinden ünlü ve usta oyuncu yer alıyor. Tabi böyle olunca da oyunculuk olarak film tavan yapmış.

Filmi güzel yapan diğer bir etken de müzikal ile konu çok güzel harmanlanması. Bazı müzikal filmler gerçekten işin ucunu kaçırıyor ve film boyunca sadece konserde gibi müzik dinliyorsunuz. Sefiller filmi böyle değil. Konu güzel akıyor ve araya müzikler çok güzel entegre edilmiş. O yüzden müzikten sıkılma durumu olmuyor.

Filmin konusunu söylemeye gerek yok zaten. Bilmiyorsanız da kitabı okuyun derim. Pişman olmuyorsunuz. Filmde hemen hemen aynı konuyu işliyor. Sefillik içinde geçen hayatlar, politik olaylar, bunların insanların hayatına yansıması vs derken çok fazla konu var. Ama bunların da harmanlaması mükemmel olduğu için bütün olarak ortaya mükemmel bir hikaye çıkıyor.

Warcraft: İki Dünyanın İlk Karşılaşması

warcraft-iki-dunyanin-ilk-karsilasmasiOyununu oynamayanlar için filmi anlamanın zor olduğunu duymuştum. En azından konunun nereye gideceği konusunda eksiklik hissedileceği belirtiliyordu ve oyunu oynamayan biri olarak bana da aynısı oldu. Birincisi konuyu tam anlamadım ve dahası sonradan olanlar oldukça şaşırtıcı geldi.

Warcraft mükemmel bir film olmuş. Görsel efektler gerçekten mükemmel. Oyuncular karakterlere güzel oturmuş. Canavarlar oldukça başarılı. Bu açıdan baktığınızda mükemmel bir fantastik film diyebiliriz.

Fakat konu kısmına gelince tutarsızlıklar var. Mükemmel görünen bir büyücünün acemi bir büyücünün yanında ezilmesi ilginç geliyor. İki mükemmel liderin gizli buluşmasında ikisinin de gafil avlanması da pek karakterler ile uyuşmuyor. Sonu daha da karmaşık hale geliyor ama oyunu oynamadığım için oralarda pek yorum yapmak istemiyorum.

Genel olarak filmi izlemek çok zevkli. Başlaması ile bitmesi bir olan, oldukça sürükleyici bir film olmuş. Devam filmleri geldiğinde konuyu daha iyi anlayabiliriz sanırım.

Kas 20, 2016 | Genel
Kelimeler:

Bana Masal Anlatma

bana-masal-anlatmaPek izleyecek film bulamadığınızda eski filmlere geri dönersiniz ve bir daha izlemekten sıkılmayacağınız filmler vardır yaa. İşte Bana Masal Anlatma da bu tarz filmlerden bir tanesi. Romantik komedi filmleri her zaman beğenimi kazanmıştır. İnsana aşkın her zaman acı olmadığını hatırlatıyor. O yüzden insan sıkıldığında bu tarz eğlenceli romantik komedi filmleri imdadına yetişebiliyor.

Bana Masal Anlatma Burak Aksak filmi olarak biliniyor. Leyla ile Mecnun ile gelen başarıdan sonra onun tadında bir film yazmış ve iyi ki de yazmış. Farklı olarak yönetmenlik mesleğine de soyunmuş. Filmin oyuncu kadrosu ise oldukça zengin. Birbirinden ünlü isim yer alıyor ve Yılmaz Erdoğan da konuk oyuncu olarak yer almış.

Film masal tadında. Zaten masal anlatarak başlıyor. Masallardan çıkıp gelen Ayperi adında bir kız ve mahallenin eğlenceli delikanlısı. Kendilerini bir maceranın içinde buluyorlar ve bu macera onları bir anlamda kehanete doğru götürüyor.

Filmin tek kötü yanı sonu diyebiliriz. Pat diye bitiyor ve bu kadar mı yani diyorsunuz. Kendisini filme öyle kaptırmışsınız ki bir anda öylece bitmesi şaşırtıyor. Onun dışında oldukça güzel bir film olmuş. Tekrar tekrar izlenir.

Buz Devri 5: Büyük Çarpışma

buz-devri-5-buyuk-carpismaBuz Devri animasyon filmi serileri arasında en sevilen filmlerden bir tanesi. Serinin beşinci filmi de vizyona girdi ve Büyük Çarpışma ismi ile biz de izledik. Dünyanın çağları arasında geçiş devam ediyor ve yeni filmde de meteorun çarpması ele alınıyor. Tabi baş kahraman olarak yine Scrat var.

Meşe palamudunun peşinden giderken bu kez bu uçan daire buluyor ve yanlışlıkla çalıştırıyor. Bir anda kendisini uzayda buluyor. Tabi meşe palamudunu kurtarmaya çalışırken uçan daire ile bazı sorunlar yaşıyor. Jupiter’in kırmızı lekesini oluşturması, Saturn’ün halkalarının oluşması, gök taşı kuşağının oluşması vs gibi bir dizi soruna neden olduktan sonra bir gök taşını da dünyaya gönderiyor.

Dünyadaki kahramanlarımızda başlayan meteor yağmuru sonrası bir kehanet keşfediyorlar. Kehanete göre soyları tükenmek üzeredir ve bir şekilde yaklaşan meteoru durdurmaları gerekir. Sağ olsunlar günümüzdeki bilim adamları da animasyona dahil oluyor ve çözüm üretmelerini sağlıyor. Ekip de bunu uygulamaya koyuyor ama tabi yine başları farklı belalardan kurtulmuyor.

Buz Devri 5 Büyük Çarpışma yine eğlenceli bir film olmuş. Karakterler çok sevimli ve yeni dahil olan genç de günümüz gençliğini güzel yansıtıyor. Bunun dışında inanması zor ama Sid de hayatının aşkını bu filmde buluyor.

Eyl 23, 2016 | Animasyon, Komedi
Kelimeler: ,